Kategoriler
Almanya Hayat

Heyecan

Bugünlerde beni en çok heyecanlandıran şey, evimizin hemen karşısına açılacak olan yeni süpermarket: Rewe. Güya geçen yaz açılacaktı. En son 1 Aralık’ta açılacağını söylemişlerdi; fakat 27 Ocak’ta açılacağı kesinleşti. Yanına da aynı gün DM açıyorlar. Bugüne dek eve yürüyerek 10-15 dakika uzaklıktaki Edeka ve Rossmann’ı tercih ediyorduk. Çok uzak değiller, ama yine de markete gitmek bir iş oluyor. Bisikletle gidip gelmeye başladıktan sonra dahi durum aynı. Halbuki Rewe hemen karşısı.

Eskiden yapacağımız geziler için heyecanlanırdım. Ayda belki iki üç hafta sonu bir yerlere gidiyor olsak da her seferinde heyecanım başka doruklar görürdü. Pandemi bizi çok etkiledi. Ama yine de bir şeylere heyecanlanabilmek bence güzel.

Tüm bunlar bir yana, heyecanlandığım şeyin sadece bir marketten öte olduğunu düşünüyorum. Market alışverişlerini online da yapıyoruz. Haftalık alışverişler Bringmeister’dan, aylık Türk ürünleri Bamstore’dan, acil ihtiyaçlar Gorillas’tan… Fakat hepsi planlama gerektiriyor. Bu da benim için mental yük anlamına geliyor. Rewe bunu değiştirecek. Almayı unuttuğum bir şeyin kaybettireceği zaman ve mental enerji oldukça azalıyor. Bu da alışveriş stresinin azalması demek. Heyecan dorukta.

Kategoriler
Girişimcilik Hayat Kitap Üretkenlik Yorum

8 Saat

Günde 8 saat, haftada 5 gün çalışmanın insanı yok ettiğini düşünmeye başladım. Sanayi Devrimi’nden bu yana çalışan hakları hususunda çok yol aldığımızın farkındayım. Fakat aynı zamanda Sanayi Devrimi’nin de çok yeni olduğunu da unutmamak lazım. Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı‘nda anlattıkları, Andrew Smart’ın Autopilot‘unda verilerle ortaya koyduğu şekliyle insanın hiçbir şey yapmamaya olan ihtiyacı artık bana zorunlu görünüyor.

Teoriyi bir yana bırakalım. Şu sıra pandemi yüzünden aile ve arkadaşlarımdan uzakta, bebekli bir aile olduğumuzu da unutalım. Gerçekleri konuşalım. Yaklaşık bir haftadır yarı zamanlı çalışıyorum. Günde 4 saat, haftada 5 gün. Toplantıları bir yana ayırdığım zaman, işime çok daha kolay odaklanabiliyorum.

Gün içinde saat başına yapılan birim işin grafiğini çizsek, doğrusaldan ziyade logaritmik bir eğriyle karşılaşacağımıza inanıyorum. Belli bir saati geçtikten sonra saat başına alınan verimin özellikle masa başı işlerde düştüğüne çokça şahit oldum. Belki de işin sahibi biz olmadığımız içindir, kim bilir? Daha az saat vererek daha az kazanmaya razıyım; belki de kendi işimi ayağa kaldırana kadar.

Kategoriler
Almanya Hayat Yorum

Yerden Isıtma

İnsan yazları daha çok üşür mü? Üşürmüş. Evin yerden ısınması müthiş bir şey. Terlik kullanmayı bırakalı çok oldu; çünkü yalın ayak yere basmak inanılmaz keyifli. Hele ki dışarının buz gibi havası titrettiyse, yere basmak tüm sorunları çözüyor. Sırtım mı üşüyor? Yere yatıyorum, geçiyor. Aşırı güzel. Daha nasıl pazarlasam bilemiyorum.

Fakat gel gelelim, işler bahar zamanı sarpa sarmaya başlıyor. Hava belli bir derecenin üstündeyse ısıtma çalışmıyor ve yerler de dolayısıyla ısınmıyor. Normalde bunun ekstra bir sorun yaratmaması gerekir; ancak kış boyu sıcacık yerlere alışmış olan bünyeme, ısınmamış yerler buz gibi geliyor. Üşüyorum. Yaz vakti dahi ne kadar sıcak olursa olsun, düzenli olarak soğuğa basmak rahatsız ediyor.

Yine de güzel be. Yerden ısıtma iyidir iyi. Petek de yok hem, yerden de kazanıyorsun.

Kategoriler
Almanya Hayat Kitap

Ayrılmak

Halil Cibran

Fakat tepeden inerken bir hüzün çöktü üzerine ve kalbinden şu düşünce geçti: Kederlenmeden ve huzur içinde nasıl giderim? Yo, hayır, ruhum sızısız ayrılmayacak bu kentten.

— Ermiş

O şehirde ne kadar uzun yaşamış olduğumdan bağımsız olarak, ne zaman ayrıldıysam bu sızıyı hissettim. Sırf bu histen dolayı kendimi uzun süredir kök salmaya istekli hissediyorum. Gittiğim her yeni şehri de bir o kadar sevdim gerçi; fakat ayrılıklar hep çok koydu.

En az iki yıldır kütüphanemde okunmayı bekleyen Ermiş’i elime alıp da ilk sayfasında bu hissiyatla karşılaşınca vuruldum. Kitaba da vuruldum, doğduyu yerden çok uzaklarda yaşayan Halil Cibran’a da vuruldum. Kitabın arkasında yazan şu cümle de beni ayrı vurdu:

Cibran’ın aşk, ölüm, doğa ve yurt özlemi gibi konuları işlediği Arapça ve İngilizce yapıtları büyük bir etki yaratmıştır.

Ermiş’e öyle doğru bir zamanda başlamışım ki… Sanırım Cibran’ı bir süre elimden düşüremeyeceğim.

Kategoriler
Hayat

2020’de neler yaptım?

2020 çok çılgın bir yıldı. Süper geçtiği için değil; tüm planlarımızı birer birer alt üst ettiği için. Zaten hayatımıza birden çok büyük stres kaynağıyla devam ediyorken, kendimize hata payı olarak bıraktığımız alanı ezdi geçti. Kızımızın olması, yeni bir ülkeye taşınmamız, sosyal hayatımızın sıfır olması, dilini anlamadığımız bir ortam, yeni bir iş derken biz gezebileceğimizi, arkadaşlarımız ve ailemizle sık sık görüşebileceğimizi düşünürken pandemi geldi, virüs her yere yayıldı, sınırlar kapandı. Kalakaldık.

Türkiye’ye (iyi ve kötü) çeşitli sebeplerle gitmek isteyip gidemediğimiz çok oldu. Sebepleri bana kalsın.

Peki bizim için çok zor geçen 2020’de hedeflerimi ne oranda gerçekleştirebildim?

Sağlık: 83 kiloya düş

Kilo hedefim yine başarısız oldu. Yine kısmı italik; çünkü 2021 için bir değişiklik yapmam gerektiğini gösteriyor. Açıkçası kilom beni rahatsız etse de, 2020’de mental olarak hayatta kalmaya çalışıp durdum.

Kategori yüzdesi: 0%

Koşu: 8 defa haftada 2 kere koşuya çık

Eski patronum çocukları olduktan sonra yıllarca koşuya çıkamadığını söylemişti. Eskisi kadar çok olamasa da bence ben koşuya çıkardım ama suçu pandemiye atacağım.

Kategori yüzdesi: 0%

Kitap: 16 kitap oku

Akıllılık edip hedef düşürdüm. Belki bu yüzden de biraz daha motiveydim. 2019’da da 11 kitap okumuştum, 2020’yi de 11 kitapla tamamladım.

Kategori yüzdesi: 68%

Yazı: 10 blog yazısı yaz

21 tane yazdım. Bunların 8’i teknik yazılar. Terraform üzerine bir kitap okudum ve öğrendiklerimi yazı serisi olarak yayınladım. 12 tane blog yazısı yazdım. 1 de Delivery Hero için önceliklendirme (prioritization) üzerine yaklaşık 15 sayfalık bir kitapçık hazırladım.

Kategori yüzdesi: 100%

Grit Machine, Inc. ile ilk ödemeni al

Olmadı. Gerçekten odaklanacak zaman bulamadım, bulamıyorum.

Kategori yüzdesi: 0%

Bunlar dışında MasterClass üzerinde tek ders tamamlayabildim; o da Paul Krugman’ın Ekonomi dersi oldu.

Bir de bu yılın bana şöyle bir ekstrası oldu: Delivery Hero’da eğitmen oldum. Bu yıl 2 sefer Zaman ve Stres Yönetimi üzerine eğitim verdim. Bir de tabii yazdığım yazılar içinde bahsettiğim Önceliklendirme Kitapçığı var. Artı olarak da kendi departmanıma daha çok soft skill bazlı 3 farklı sunum yaptım. Yaptıkça daha çok sevdiğim şeyler olmaya başladı. Genel bağlamda üretkenlik konusu benim için bir tutku; bunu da çeşitli mecralarda farklı yöntemlerle pekiştirmek bana oldukça keyif veriyor.

2020 yüzdesi: 33.6%

Bu yıl da ağırlıklı ortalama yöntemini kullanmıyorum. 2019’a göre %4.6’lık bir yükseliş mevcut. İlginç!