Kategoriler
Hayat Sağlık

Baş ağrısı

Baş ağrılarım yine başladı. Dün akşam ağrı kesici etki etmedi. Bugün üçüncü gün. Normalde akşama doğru şiddeti artıyor, fakat bu sabahtan itibaren hissetmeye başladım. Geçen seferki gibi 2-3 hafta sürecek diye korkuyorum. Üstelik geçen sefer Tuğçe ve Bade’nin Türkiye’ye gitmesiyle ayyuka çıkmıştı. Doktor da strese yormuştu. Şu aralar kendimi stresli hissediyorum, o yüzden de baş ağrılarımın sürecek olması ekstra tedirgin ediyor.

Baş ağrısının sebebi olabilecek bütün çevresel etkenleri düşünerek düzeltmeye çalışıyorum. Tabii ortada düzeltemeyeceğim şeyler de var; ama yine de su alımımı dengelemek ve az/çok uyumamak gibi küçük eylemleri başarabileceğimi düşünüyorum. İşin stres kısmını nasıl halledeceğim, orası meçhul.

Kategoriler
Hayat Oyun

FIFA 2021

Bu aralar biraz rahatlamak için FIFA 2021 oynuyorum. Yıllardır sadece bunu istiyordum: Canım istediği zaman oturup sorunsuz bir şekilde sanal futbol oynayabilmek. 2013’te Mac’e geçtiğim için yapamadım. Özgür’den ödünç çaldığım PlayStation 3 sürekli problem çıkardığı için yapamadım. Şimdi Xbox sayesinde istediğim zaman oynayabiliyorum. Konsol aldım ama sadece futbol oynuyorum. Açıkçası şu anda tek ihtiyacım buymuş gibi hissediyorum. Seviyorum ve oynuyorum, daha ne?

Yıllardır ne zaman futbol oynasam takım olarak Barcelona’yı seçerdim. Ama FIFA’nın bu versiyonunda artık Barça bana keyif vermiyor. Messi başlı başına yeterli değil. Neymar zaten çoktan gitmişti. Griezmann olsa dahi Suarez’in Barça’da olmaması benim için Barça heyecanını bitirdi. Ben Barcelona’yı alırken Ronaldo’lu Real Madrid’i seçen İlker sebebiyle Real’i ezeli rakibim olarak bellemiştim. Fakat şimdi Ronaldo da gitti. İlker de Ronaldo’yu takip ediyor. 🙂 Gerçi arada onla online oynuyoruz, o da kendini Bayern Münih’e transfer etmiş. Her neyse. Ben de artık Real Madrid’i seçiyorum. Kanatları güçlü ve yedekte de Hazard var.

Benim oyun stilim ultra defansif. Savunmayı çok iyi yapıp, fırsat bulunca gol atıyorum. Ana amacım gol yememek. Belli bir stratejiye bağlı kalıp da oynadığım takımı da bu stratejiye bir şekilde uydurunca güzel sonuçlar aldığımı fark ettim. Real Madrid’in savunma puanı da kendiliğinden yüksek olduğu için şimdilik aramızda iyi bir ilişki var. Fakat geçtiğimiz gün, savunmanın belkemiği Sergio Ramos’un PSG’ye transfer olduğunu gördüm. Muhtemelen FIFA’da da kadrolar güncellenir ve belki ben de yeni bir takım arayışına çıkarım. Kim bilir?

Kategoriler
Bade Pia

Kaydırak

Bade bugün saat 11.40’ta uyanınca öğle uykusunu doğal olarak pas geçmek şart oldu. Biz de öğle yemeğini, yani dondurmasını yedikten sonra attık Bade’yi bebek arabasına, vurduk kendimizi dışarı. Bir süredir gitmek istediğimiz ama Bade’yi yürüyerek götürmeye çalıştığımızda bir saat yol çekmemiz gereken bir oyun parkına gittik. Son zamanlarda evin yanındaki küçük parkı daha efektif kullanmaya başlamıştı. Artık parkuru yardımsız yapabiliyor: Halata tutunup yukarı tırmanıyor, kütükte yürüyor ve kaydıraktan kayıyor. Sonra da çıplak ayaklarıyla aynı kaydırağa tersten tırmanıyor ve bu sefer yüz üstü kayıyor. Salıncaklara da iyice alıştı. Biz de bir farklılık olsun diye daha büyük bir parka gidelim dedik.

Daha büyük dediysem çok da büyük değil. Sadece biraz daha farklı. Fakat daha büyük çocukların da oynayabileceği, ekstradan büyük bir kaydırağı ve fare koşu bandı var. Küçük kaydırakta biraz takılıp halatlarla da oynadıktan sonra büyük kaydırağı gözüne kestirdi ve kaymak istedi. Fakat kaydırak çok yüksek. Kendi kendine tırmanabileceği bir yükseklik değil. Üstelik daha önceki parklarda tırmandığı yerler hep 45 derece açıya sahipti. Bu 90 derece; dik tırmanması gerekiyor. Kendine bir güç gelmiş olacak ki, attı bacağını merdivene, elini de yukardaki bara koydu, tırmanmaya başladı. Baktım tırmanıyor, ben de arkasında durdum. Çünkü merdiven nerden baksan üç metre var. Yukarılara geldiğinde biraz yardım ettim ve Bade çıkmayı başardı.

Sonradan Tuğçe’yle konuştuğumda gördüm ki ikimiz de aynı şeyi düşünmüşüz. Çıkmayı başardıktan sonra kaydırak yüksek gelecek veya diğer çocuklardan çekinecek ve inmek isteyecek. Hayır efendim. Usul usul kaydırağa yürüdü, oturdu ve kaydı. Çok hızlı kaydı, üstelik kaymanın etkisiyle geriye doğru yaslandı ve suratı sanki roller coasterda hızdan etkilenmişçesine bir hal aldı. Dedik herhalde korkar. Tekrar kaymak istemesin mi? Toplamda üç kere tırmandı ve kaydı. Dördüncüyü de tırmandı da en son inmek istedi, merdivene çıkıp ben aldım. Çok cesurdu. Denemekten hiç çekinmedi. Kızımla gurur duyuyorum.

Kategoriler
Bade Pia Müzik

Sinatra

Bade bugün kahvaltıda Frank Sinatra’dan “My Way” istedi. Biliyorum, sonuçta Bade’yi biz yetiştiriyoruz ve ona dinlettiğimiz müziklerin, ne dinlemek istediği üzerinde tamamen olmasa da çok büyük etkisi var. Yine de 2 yaşındaki kızımın tekrar tekrar “My Way” dinlemek istemedi çok hoşuma gitti. Sinatra’lara karşı genel bir beğenisi var. Aylardır Nancy Sinatra dinliyoruz. Oyun oynarken Nancy oluyor. These Boots Are Made For Walkin’ açtırıp deli gibi dans ediyor.

Arada çocuk şarkıları da dinliyor tabii. Fakat bu ara gezegen şarkılarına takmış durumda. Kids Learning Tube’un videoları da, şarkıları da çok güzel. Arada YouTube’dan video izliyoruz, fakat genellikle Spotify’dan gezegen şarkılarını dinliyoruz. Muhtemelen kreşe başlayınca daha da fazla çocuk şarkısına maruz kalacak ve biz de daha çok çocuk şarkısı dinleyeceğiz.

Şimdilik ortak bir müzik zevki geliştiriyoruz. Ergenliğinde ve sonrasında bu zevki devam edecek mi, benim için büyük merak konusu.

Kategoriler
Almanya Bade Pia Gezi

Müze

Tuğçe birkaç günlüğüne Türkiye’ye gitti. Bade ile ilk defa baş başa kaldık. Ne yalan söyleyeyim, bugünün gelmesini heyecanla bekliyordum. Tuğçe’nin biraz nefes almasını istemem bir yana, baba-kız zaman geçirmenin güzel olacağını düşünüyordum. Bence şu ana kadar da her şey güzel gidiyor. Daha fazla İngilizce konuşuyor, evde ya da dışarda problem çıktığında daha kolay çözebiliyorum. Beraber markete gidiyoruz, parkta geziyoruz, yürüyüş yapıyoruz. Bugün de müzeye gittik. Koca müzede çok az şey ilgisini çekti (çünkü küçük), fakat müzede güneş sistemine ait bir bölüm olması çok iyi oldu. Tüm gezegenleri sayısız kere tekrar tekrar ziyaret edip saydık. Bir tane de kocaman dünya yapmışlar, iç tabakalarını göstermek için. Ona da taktı. Tüm müze boyunca “dünya nerde” diye sorup durdu. Neyse ki çıkış yolunda tekrar uğrayabildik de dünyaya hoşçakalımızı deyip öyle çıktık.

Bu doğal tarih müzesi geldiğimden beri aklımdaydı. Önceleri yol yordam bilmediğimiz için, sonraları da pandemi sebebiyle gidememiştik. Bugün hızlı test zorunluluğu da kalkınca bilet alıverdim. Zaten eve yürüyerek 10 dakika mesafede. Çok ayrıntılı gezemedim tabii. Fakat hep şu filmlerde gördüğümüz dinozor kemikleri burda da vardı. Koca koca dinozorları sergiliyorlar. İnanılmaz güzel. Zaten direkt de girişe koymuşlar. Girer girmez koca dinozorla karşılaşınca bir şoka uğradım. Bade’yi bayağı bir dürttüm ama çok ilgisini çekmedi. Tek yaptığı George gibi “grrrr,” demek oldu. Zamanla ilgisini çekecektir. Ucuz ve yakın olunca da tekrar ziyaret ederiz diye düşünüyorum.