Kategoriler
Kitap

Okuduğum Kitaplarla 2020

2019’da kendime 50 kitap gibi yüksek bir hedef koymuştum. Bade’nin doğmasıyla beraber ayyuka çıktı ki, o iş o kadar kolay olmuyor. Ben de 2020 için hedefimi 16’ya indirdim. Pandemi sağ olsun üzerimize ekstra bir ruhsal yük bindi. Hedefi düşük tutmak iyi olmuş. 2020’de aynı 2019’daki gibi 11 kitap okudum. Fakat 2019’daki kitap hedefimi tutturma oranım %22 iken, 2020’de %68’in üzerinde gerçekleşti.

2020 için aşağıda listelediğim kitaplar arasında henüz alıntılarını WholeReads hesabıma aktarabildiğim bir kitap yok. Biraz fiziksel kitap ama daha da çok sesli kitap okudum. Audible hesabımdaki alıntıları otomatik olarak yazıya dökebileceğim bir proje üzerine düşünüyorum. Başarabilirsem, aktarmak çok daha kolay olacak.

Onun dışında 2012’den beri okuduğum tüm kitapları, alıntılarıyla beraber görmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz: https://wholereads.com/ekin/kitaplar

  1. Talking to Strangers: What We Should Know About the People We Don’t Know – Malcolm Gladwell
  2. Soft Skills: The Software Developer’s Life Manual – John Sonmez
  3. The Two Towers – J. R. R. Tolkien
  4. Doppler – Erlend Loe
  5. What You Do Is Who You Are: How to Create Your Business Culture – Ben Horowitz
  6. Bir Kuzey Macerası – Jack London
  7. How Will You Measure Your Life? – Clayton M. Christensen, James Allworth, Karen Dillon
  8. Uyku – Haruki Murakami
  9. Terraform: Up & Running: Writing Infrastructure as Code – Yevgeniy Brikman
  10. Why We Sleep: The New Science of Sleep and Dreams – Matthew Walker
  11. Rework – Jason Fried, David Heinemeier Hansson

Rework’ü ikinci kez okudum. Çok güzel ve zamana meydan okuyabilen bir kitap! Jack London ve Haruki Murakami aşkım devam ediyor. Clayton Christensen ve Malcolm Gladwell her zamanki gibi ilgi uyandırıcı. Ben Horowitz’in kitabı benim için hayal kırıklığıydı; belki de ilk kitabıyla benim için çıtayı çok yükseğe çıkardığı içindir. Bu yılın benim için en büyük kazanımı ise Why We Sleep oldu: Daniel Kahneman’ın Thinking: Fast and Slow‘undan sonra ilk defa bu kadar dolu dolu bir kitap okudum diyebilirim.

Kategoriler
Kitap

Okuduğum Kitaplarla 2019

2020’de okuduğum kitapları yazacaktım. Bir baktım ki daha 2019’u yazmamışım!

2019’da hedefimin oldukça altında kalarak 11 kitap okumuşum. Aşağıda okuduğum kitaplardan alıntı yapmışsam, yanlarında bir link ile belirttim. Onun dışında 2012’den beri okuduğum tüm kitapları, alıntılarıyla beraber görmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz: https://wholereads.com/ekin/kitaplar

  1. Ruhun Uzun Karanlık Çay Saati – Douglas Adams
  2. The Power of Habit: Why We Do What We Do in Life and Business – Charles Duhigg: https://wholereads.com/the-power-of-habit-why-we-do-what-we-do-in-life-and-business/alintilar
  3. The Expectant Father: The Ultimate Guide for Dads-to-Be – Armin A. Brott, Jennifer Ash: https://wholereads.com/the-expectant-father-the-ultimate-guide-for-dads-to-be/alintilar
  4. Digital Minimalism: Choosing a Focused Life in a Noisy World – Cal Newport: https://wholereads.com/digital-minimalism-choosing-a-focused-life-in-a-noisy-world/alintilar
  5. The Communication Book: 44 Ideas for Better Conversations Every Day – Mikael Krogerus, Roman Tschäppeler: https://wholereads.com/the-communication-book-44-ideas-for-better-conversations-every-day/alintilar
  6. It’s Not How Good You Are, It’s How Good You Want To Be – Paul Arden: https://wholereads.com/it-s-not-how-good-you-are-it-s-how-good-you-want-to-be/alintilar
  7. Principles: Life and Work – Ray Dalio: https://wholereads.com/principles-life-and-work/alintilar
  8. Unconditional Parenting: Moving from Rewards and Punishments to Love and Reason – Alfie Kohn: https://wholereads.com/unconditional-parenting-moving-from-rewards-and-punishments-to-love-and-reason/alintilar
  9. The New Father: A Dad’s Guide to the First Year – Armin A. Brott: https://wholereads.com/the-new-father-a-dad-s-guide-to-the-first-year/alintilar
  10. Ultralearning: Master Hard Skills, Outsmart the Competition, and Accelerate Your Career – Scott Young
  11. The Four Horsemen: The Conversation That Sparked an Atheist Revolution – Christopher Hitchens, Richard Dawkins, Sam Harris, Daniel Dennett

Kategoriler
Almanya Yemek Yorum

Sıkma

Tuğçe bugün sıkma yaptı. Çok özlemiş. Geçen gün denemek için Alpenhain’ın klasik Obazda’sını aldık. Bildiğin sıkma içi. Onun da etkisiyle Tuğçe hamur açtı, iç hazırladı, pişirmeye koyulduk. Pişirirken bana bir aydınlanma geldi; sıkmacı teyzelerin niye sürekli sac üstünde süpürge kullandıklarını anladım. Yapışmasın diye sıkma hamurunun üstüne un döküyorlar, o un da sacın üstünde yanıyor. Ben yanan unları tavadan peçeteyle ötelemeye çalışırken “ya,” dedim, “şöyle küçük bir fırça olsaydı ne güzel olurdu.”

Bu da böyle bir anımdır.

Kategoriler
MasterClass Yemek

Baharat

Dün ilk defa muhammara yaptım. Zaten bile isteye ilk defa Almanya’da yedim. Sonra Yotam Ottolenghi’nin basit tarifini görünce deneyeyim dedim. Baharatı biraz fazla kaçırmışım ama fena olmadı. Taze ürünlerden yiyecek bir şeyler yapmak çok iyi geldi. İçinde et olmayan bir şeyi, salata hariç, ilk kez yapmış olabilirim. Belki de ilk mezem bile olabilir. Neyse… Olay muhammara değil. Baharatlar.

Yotam’ın tarifinde kişniş ve kimyon var. İkisini de pek sevmiyorum, ama tarifi kendime göre değiştirmeden önce tarifi olduğu gibi yapıp görmek isterim. Yotam tarifte hazır baharat kullanmadı. Kişniş tohumu ve tane kimyonları tavada kavurdu ve sıcaklarken havanda ezdi. Ben de aynısını yaptım — fakat o nasıl bir koku! Aromaları öyle güzel açığa çıktı ki. Şu an evdeki tüm baharatlara “ben bunun öğütülmemişini nerde bulurum da, bu hale kendim nasıl getiririm?” diye bakmaya başladım.

Kategoriler
Deneme Hayat

Banyo

Bugüne dek birçok farklı şekilde yıkandım. Daha önceden belli bir tarz dışında yıkanamayacağımı, temizlenmeyeceğimi düşünüyordum. Fakat fikrim çok değişti. Son birkaç seferdir boşa su harcamamak için büyük oranda durgun suyla yıkanıyorum. Durgundan kastım akmayan su. Küvet suyu. Bu halde dahi temiz hissediyorum. Sanırım bu banyo işi büyük oranda psikolojik.

Ocakta kaynayan suyla yıkandığım oldu, kazanda ısınan suyla da. Küvette kovayla başımdan aşağı su döktüğüm de oldu, duş başlığı kullandığım da. Buz gibi suyun altına girdiğim de oldu, ip gibi akan suyla banyo yaptığım da. Derede temizlendiğim de oldu, festivalde onlarca insanla duş aldığım da. Kamp yapıp günlerce temizlenmediğim, leş gibi koktuğum da oldu; saçlarımın bir süre kirden kaşınıp, sonrasında yağıyla kendini bulduğu da.

Gerçekten çok farklı şekillerde yıkandım. Hala da yeni bir şeyler deneme fırsatım olursa denerim. Eskiden suya ulaşım kolay değilken insanlar toprakla dahi kendilerini temizliyormuş. Sonuçta yıkanmanın özü ölü derileri vücuttan atmak, derinin nefes almasını sağlamak değil mi? Su olunca da kiri köpüğe hapsedip vücuttan akıtıyoruz. Su ha akmış, ha durmuş…