Kategoriler
Yorum

Empati

Kadınlar kendilerini taciz eden erkekleri ifşa etmeye başladı. Ne kadar çok kişi ifşa ederse, bir o kadar insan da kendinde bu cesareti buluyor. Twitter’da sık sık ifşa hikayelerine denk gelmeye başladım. Sadece bir kısmını duyuyoruz; fakat bu kadarı bile kadınların ne kadar çok rahatsız edildiğini açıkça gösteriyor. Korkunç.

İfşa hikayelerinin altına yazılan yorumları görünce durumun vehameti daha iyi anlaşılıyor. Birçok erkek yol göstermeye çalışmış. Her ne kadar özünde iyi düşüncelerin sonucu olabilse de, erkekler olarak yol gösterebileceğimizi düşünmüyorum. Bizim anlayabileceğimiz ya da algılayabileceğimiz bir şey değil. Erkek olarak tacize uğradıysanız bir noktaya kadar anlayabilirsiniz; ancak daha iyi ya da daha kötü, aynı şey değil.

Empati, bu noktada yararlı bir yöntem. Kendimizi karşıdakinin yerine koymak, yaşadıklarını onun gözünden görmeye çalışmak olayları anlayabilmemiz için bir adım. Fakat ne yazık ki empati yeterli değil.

İngilizce’de bir deyim var: putting oneself in someone’s shoes. Deyim olduğu için ortada soyut bir anlatım mevcut; fakat basit açıklaması şu: Bir başkasını anlayabilmek için, onun ayakkabılarını giyip onun gibi yaşaman gerekir. Kimin söylediğini hatırlamıyorum, fakat bir başkasından da şöyle bir şey duymuştum: Başkasının ayakkabısını giymek yetmez, çünkü ayak yine senin ayağın.

Empati yeterli değil; çünkü her insanın yaşanmışlıkları farklı. Aynı yolu yürümeden, aynı ayaklara sahip olmadan bir başkasının yaşadıklarını haklı olarak değerlendirmek mümkün değil. O yüzden gidip de “tacize uğradığında şunu yapman gerekirdi, neden bunu yapmadın?” demek kadar yararsız bir eylem yok. Yardımcı olmak bir yana, tacize uğrayanı daha fazla yaralamaktan öteye gidememe olasılığı da mevcut.

Benim düşünceme göre yapılabilecek tek şey, tacize ihtimal verecek sebepleri ortadan kaldırmaya çalışmak. Öteki türlü yaptığımız her şey wishful thinking.

Bir Cevap Yazın