Kategoriler
Teknoloji Türkiye Üretkenlik Yazılım

Türkçe Klavye

Türkçe klavye aldım. Deasciifier ile olan ilişkim her ne kadar güzel gitse de, hazır Türkiye’deyken uygun fiyatlı bir Türkçe klavye almak istedim. Almanya’daki Almanca muadilinden daha ucuzdu. Hatta gözüm Apple’ın kendi klavyelerine gitmişti; fakat Türkçe klavyenin benim için kullanım alanı sınırlı olduğundan gidip de iki üç bin lira vermek istemedim. 32 Euro’ya bir Logitech aldım. (TL ile yazsam yarın ucuz mu pahalı mı anlamam.) İşin güzel tarafı, klavyenin Bluetooth ile iki farklı cihaza bağlanabilmesi. Üzerindeki [1] ve [2] tuşları ile cihazlar arası geçiş yapılabiliyor. İkinci cihaz olarak ise bir telefon kullanılabiliyor. Klavyenin kendi üstünde telefon veya tablet yerleştirilebilecek bir oyuk dahi var.

Direkt olarak Türkçe yazmak daha keyifli oluyor. Bakalım ne sıklıkla blog yazacağımı değiştirecek mi. Klavye bir yana, hem Türkçe blogum için hem de İngilizce yazdığım teknik blogum için daha sık yazmaya yönelik birtakım eylemlerde bulunuyorum. Bu eylemlerden benim için en önemlisi, aklımla bloglarım arasındaki yolu kısaltmak. Bir yazı yazmak istediğimde yazıya başladığım anla yayınlandığı arasındaki zaman ne kadar azsa, bu süreçte ne kadar az enerji harcıyorsam ve ne kadar az araç-gereç kullanıyorsam o kadar çok yazıyorum. Bu yüzden yazdıklarımı mükemmel hale getirme düşüncesinden vazgeçtim. Türkçe klavyeye sahip bilgisayarımı çok açmadığım için de ekstra bir Türkçe klavye aldım. Bunun bir sonraki adımı da yazı ile yayınlama arasındaki süreci otomatikleştirmek, yayınlama ortamına olan erişimimi tek tıka indirgemek olacak.

Tabii ki bir de yayın araçlarımı standardize etmek istiyorum. Yakın zamanda Türkçe blogumu da WordPress’ten alıp Jekyll’a taşıyacağım. Böylece yedekleme işlerini de versiyon kontrol araçlarına bırakıp blogumun performansını da artıracağım.

Kategoriler
Kariyer Üretkenlik Yazılım

Kovulmak

“Her gününü son günün gibi yaşa,” diye bir geyik var ya; arkasındaki mantığı anlıyorum ama uygulaması biraz zor. Özellikle de uzun vadeli planlar için pratik değil. Fakat geçtiğimiz gün farklı bir şey keşfettim: “Bugün kovulacakmışsın gibi çalış.” Beni iş yerinde eylemsizliğe sürükleyen korkuları silip süpürdüğünü fark ettim. Tam bir procrastination-killer.

O günümün iş yerindeki son günüm olduğunu düşündüğümde içimde iki duygu/düşünce baskın çıktı. Bugün son günümse:

  1. Projeden öğrenebildiğim kadar çok şey öğrenmeye bakayım.
  2. Bütün projeyi yaksam bile yarın bunu düşünmek zorunda olmayacağım. Yaptığım hataların bana zararı olmayacak.

Sonuç? Oyalanmadan ne yapmam gerekiyorsa bam bam bam yaptım. Ertesi gün de aynı şekilde geçti, sonraki gün de. Bireysel iştirakçi (Individual Contributor ya da IC) olarak projeyi yakmam zaten pek mümkün değil. Fakat zaman zaman bunun korkusuyla eyleme geçmeyi ötelediğimi fark ettim. Duyduğum korku yersiz. O zaman “yanacaksa yansın” kafası, harekete geçiren ve ileri götüren bir kafaya büründürüyor.

Bence beynimin bug’ını buldum. Bir noktada patlarsa yazarım.

Kategoriler
Hayat Yazılım Yorum

Aşı

Bunu sosyal anlamda berbat geçen bir yılın ardından yazıyorum. Tüm dünyayı etkisi altına almış bir virüse karşı verilen topyekün mücadelenin sonucu olmuş olsa da, 1 yıldan kısa bir süre içinde toplu aşılama sürecine geçilmiş olması beni çok etkiledi. Hele ki bu sürenin hatırı sayılır bir kısmının testlere ayrılmış olması, işin mühendislik kısmının artık çok kısa sürdüğünü gösteriyor. Bu mühendisliği mümkün kılan da insanlığın bugüne dek bilime ve bilimsel düşünceye yaptığı yatırım.

mRNA aşılarının beni etkileyen diğer bir yanı ise yazılım mühendisliğini çokça andırması. Kas hücrelerinin, vücuda verilen bir dizi genetik talimatı çözmesi ve nihayetinde bu talimatlar sayesinde hedef virüse karşı antikor üretilmesi, iyi tasarlanmış bir sistemden farksız. Yazılımı son kullanıcıya sunduğumuzda bir süre gözlemlemeye devam ettiğimiz gibi, toplu aşılamayla da aşının faz 4 aşaması, yani piyasada gözetlenme süreci başlıyor. Umalım ki uzun vadeli sonuçları da iyi olsun!

Kategoriler
Hayat Teknoloji Yazılım

Bilgisayar göz yormak zorunda değil

(Benim gibi) Gün boyu bilgisayar başında çalışan insanlar, ekrana bakmaktan dolayı baş ağrısı da dahil olmak üzere birçok şikayete sahip olabiliyor. Bunun en azından bendeki sebeplerinden biri, ekrandan gelen ışığın fazla parlak/beyaz olması. Ancak bunun da bir çözümü mevcut: Ekran rengini ayarlayan programlar kullanmak.

f.lux

Windows kullanırken, f.lux kullanıyordum. Bulunduğunuz lokasyonun koordinatlarını ve saat dilimini girdiğiniz zaman, f.lux güneşin doğuşu, tepeye çıkışı ve batışına göre ekranın sarılığını ayarlıyor.

http://justgetflux.com/

Redshift

Her ne kadar f.lux’ın Ubuntu için de bir sürümü olsa da, bu sürüm hala betada ve bazı sorunlar çıkarabiliyor. O nedenle şu anda Redshift kullanıyorum. f.lux gibi saat dilimlerine göre bir ayarlama yapmasa da işimi görüyor.

https://apps.ubuntu.com/cat/applications/precise/gtk-redshift/

Çalışırken bazen başımın ağrıdığını hissediyorum, hemen sonrasında farkına vardığım şey ise Redshift’i açmayı unutmuş olmam. 🙂 O nedenle bu tarz bir program kullanmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. 🙂

Kategoriler
Yazılım

Solr for PHP on Heroku

I’ve been using Solr for querying skills on Referbase and when I moved the codes to Heroku, I was not be able to use Solr. Because Heroku does not officially support PHP and they’d not like to help me find a workaround to use it. The warning I was getting from Apache is as follows:

PHP Warning: PHP Startup: Unable to load dynamic library ‘/app/www/ext/solr.so’ – /lib/libc.so.6: version `GLIBC_2.14′ not found (required by /app/www/ext/solr.so) in Unknown on line 0

So, how did I solve it? I did not. I asked for help on StackOverflow: http://stackoverflow.com/questions/19161090/solr-for-php-gives-glibc-2-14-not-found-error-on-heroku but nobody knew how to solve it. Then I have found a JS client for Solr but it wasn’t enough to accomplish all I needed. Then, I have found another PHP client for Solr and wrote and answer to my own problem:

It seems that there are no direct solutions but I have found a workaround. Instead of using solr.soextension, one can use open-source solr-php-client from here. It does note require a compiler, so no apache errors on Heroku.

Apparently, yo do not need to have a native php extension; just use this client to work on Heroku.

%d blogcu bunu beğendi: