Kategoriler
Hayat

Yüz yıkamak

Çocukken yüzümü yıkarlardı. Tam olarak hangi şartlarda ya da ne zamanlar yıkarlardı hatırlamıyorum. Fakat hiç sevmediğimi iyi hatırlıyorum. Sebebini bilmezdim. Şimdi dönüp bakınca ebeveynlerimin de gerçekte sebebini bilmediğini düşünmeye başladım. Belki eskiden gelen bir alışkanlıkla yapıyorlardı. Belki de yüzlerini yıkamak kendilerini iyi hissettirdiği için benim de yüzümü yıkarlardı. Bilmiyorum. Peki ben şimdi ne yapıyorum? Kızımın yüzünü yıkıyorum.

Kendi yüzümü de yıkıyorum tabii; ancak kızımın yüzünü yıkamamı haklı çıkarabilecek iki sebebim var:

  1. Öğrendiğime göre el, ayak ve yüz vücudumuzun uç noktaları olduğu için vücudun ısı dengesi hususunda önemli bir rol oynuyor. Vücudun bu noktalarını yıkamak, iç ısının düşmesine sebep olabiliyor. Bu da uykuya geçişi kolaylaştırıyor.
  2. Bade yüzünü yıkamamı çok seviyor. 🙂 Kulesine çıkıyor, eliyle yanları tutup lavaboya eğiliyor. Ben yüzüne su vurduğumda kahkaha atıyor. Daha hoş bir sebebim olamaz sanırım.

Vücudu rahatlamak için uyku öncesi sıcak bir banyo güzel olur. Zaman yoksa yüze vurulan ılık su da nispeten iş görür. 👌🏻

Kategoriler
Almanya Hayat

Heyecan

Bugünlerde beni en çok heyecanlandıran şey, evimizin hemen karşısına açılacak olan yeni süpermarket: Rewe. Güya geçen yaz açılacaktı. En son 1 Aralık’ta açılacağını söylemişlerdi; fakat 27 Ocak’ta açılacağı kesinleşti. Yanına da aynı gün DM açıyorlar. Bugüne dek eve yürüyerek 10-15 dakika uzaklıktaki Edeka ve Rossmann’ı tercih ediyorduk. Çok uzak değiller, ama yine de markete gitmek bir iş oluyor. Bisikletle gidip gelmeye başladıktan sonra dahi durum aynı. Halbuki Rewe hemen karşısı.

Eskiden yapacağımız geziler için heyecanlanırdım. Ayda belki iki üç hafta sonu bir yerlere gidiyor olsak da her seferinde heyecanım başka doruklar görürdü. Pandemi bizi çok etkiledi. Ama yine de bir şeylere heyecanlanabilmek bence güzel.

Tüm bunlar bir yana, heyecanlandığım şeyin sadece bir marketten öte olduğunu düşünüyorum. Market alışverişlerini online da yapıyoruz. Haftalık alışverişler Bringmeister’dan, aylık Türk ürünleri Bamstore’dan, acil ihtiyaçlar Gorillas’tan… Fakat hepsi planlama gerektiriyor. Bu da benim için mental yük anlamına geliyor. Rewe bunu değiştirecek. Almayı unuttuğum bir şeyin kaybettireceği zaman ve mental enerji oldukça azalıyor. Bu da alışveriş stresinin azalması demek. Heyecan dorukta.

Kategoriler
Girişimcilik Hayat Kitap Üretkenlik Yorum

8 Saat

Günde 8 saat, haftada 5 gün çalışmanın insanı yok ettiğini düşünmeye başladım. Sanayi Devrimi’nden bu yana çalışan hakları hususunda çok yol aldığımızın farkındayım. Fakat aynı zamanda Sanayi Devrimi’nin de çok yeni olduğunu da unutmamak lazım. Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı‘nda anlattıkları, Andrew Smart’ın Autopilot‘unda verilerle ortaya koyduğu şekliyle insanın hiçbir şey yapmamaya olan ihtiyacı artık bana zorunlu görünüyor.

Teoriyi bir yana bırakalım. Şu sıra pandemi yüzünden aile ve arkadaşlarımdan uzakta, bebekli bir aile olduğumuzu da unutalım. Gerçekleri konuşalım. Yaklaşık bir haftadır yarı zamanlı çalışıyorum. Günde 4 saat, haftada 5 gün. Toplantıları bir yana ayırdığım zaman, işime çok daha kolay odaklanabiliyorum.

Gün içinde saat başına yapılan birim işin grafiğini çizsek, doğrusaldan ziyade logaritmik bir eğriyle karşılaşacağımıza inanıyorum. Belli bir saati geçtikten sonra saat başına alınan verimin özellikle masa başı işlerde düştüğüne çokça şahit oldum. Belki de işin sahibi biz olmadığımız içindir, kim bilir? Daha az saat vererek daha az kazanmaya razıyım; belki de kendi işimi ayağa kaldırana kadar.

Kategoriler
Almanya Hayat Yorum

Yerden Isıtma

İnsan yazları daha çok üşür mü? Üşürmüş. Evin yerden ısınması müthiş bir şey. Terlik kullanmayı bırakalı çok oldu; çünkü yalın ayak yere basmak inanılmaz keyifli. Hele ki dışarının buz gibi havası titrettiyse, yere basmak tüm sorunları çözüyor. Sırtım mı üşüyor? Yere yatıyorum, geçiyor. Aşırı güzel. Daha nasıl pazarlasam bilemiyorum.

Fakat gel gelelim, işler bahar zamanı sarpa sarmaya başlıyor. Hava belli bir derecenin üstündeyse ısıtma çalışmıyor ve yerler de dolayısıyla ısınmıyor. Normalde bunun ekstra bir sorun yaratmaması gerekir; ancak kış boyu sıcacık yerlere alışmış olan bünyeme, ısınmamış yerler buz gibi geliyor. Üşüyorum. Yaz vakti dahi ne kadar sıcak olursa olsun, düzenli olarak soğuğa basmak rahatsız ediyor.

Yine de güzel be. Yerden ısıtma iyidir iyi. Petek de yok hem, yerden de kazanıyorsun.

Kategoriler
Almanya Hayat Kitap

Ayrılmak

Halil Cibran

Fakat tepeden inerken bir hüzün çöktü üzerine ve kalbinden şu düşünce geçti: Kederlenmeden ve huzur içinde nasıl giderim? Yo, hayır, ruhum sızısız ayrılmayacak bu kentten.

— Ermiş

O şehirde ne kadar uzun yaşamış olduğumdan bağımsız olarak, ne zaman ayrıldıysam bu sızıyı hissettim. Sırf bu histen dolayı kendimi uzun süredir kök salmaya istekli hissediyorum. Gittiğim her yeni şehri de bir o kadar sevdim gerçi; fakat ayrılıklar hep çok koydu.

En az iki yıldır kütüphanemde okunmayı bekleyen Ermiş’i elime alıp da ilk sayfasında bu hissiyatla karşılaşınca vuruldum. Kitaba da vuruldum, doğduyu yerden çok uzaklarda yaşayan Halil Cibran’a da vuruldum. Kitabın arkasında yazan şu cümle de beni ayrı vurdu:

Cibran’ın aşk, ölüm, doğa ve yurt özlemi gibi konuları işlediği Arapça ve İngilizce yapıtları büyük bir etki yaratmıştır.

Ermiş’e öyle doğru bir zamanda başlamışım ki… Sanırım Cibran’ı bir süre elimden düşüremeyeceğim.