Kategoriler
Bade Pia Hayat

İlk Gece

Dün Tuğçe’nin doğum günüydü. Bade doğduktan sonra ilk defa bir geceyi çocuksuz, baş başa geçirdik. Ailemizden uzak yaşıyoruz, pandemiden tokat yedik derken 3.5 yılda şunu yapmaya ancak fırsat bulabildik. Bade’nin bir süredir hazır olduğunu düşünüyorduk ama yine de çekincelerimiz vardı. Fakat beklentilerimize zıt bir şekilde çok da sorun yaşamadık. Tüm günü annemle geçirdi ve bunun üstüne hayatında ilk defa annesi ve babası yerine annemle uyudu. Sabah da sorunsuz bir şekilde uyandı. Elimde başka insanların çocuklarına dair veri yok, ama Bade’ye dürüst davranmamızın da sorun yaşamamız konusunda yardımı olduğunu düşünüyorum. Gece gelmeyeceğimizi, ancak ertesi gün geri geleceğimizi söyleyerek ayrıldık. Tabii bu noktaya kadar verdiğimiz sözleri tutmamızın ve asla yalan söylemememizin de bizim geleceğimize güvenmesinde büyük faydası var.

Biz ne yaptık? Güzel bir otelden oda ayarladık. SPA alanında vakit geçirdik, masaj yaptırdık. Restaurantı, barı kullandık ve tabiri caizse otelden hiç ayrılmadık. Kafamızda bir sürü acaba olsa da, dinlendik ve rahatladık. Tabii çok uzaklaşamadık; olası bir problemde hızlıca dönebilmek için evden yalnızca 15 dakika uzaktaydık. Yine de bizim için yarattığı fark büyük oldu: Yeni bir seviyenin kapılarını açmış gibi hissediyoruz.

Kategoriler
Hayat

Ara

Ekim ayından beri yapmak istediğim birçok şeyi yapamadığımı fark ettim. Ne oldu, ne değişti? Ekim 2021’de yalnız başıma nerdeyse bir ay geçirdim ve tamamen kendi ajandama göre yaşadım. Bir yandan tam zamanlı çalışmama rağmen çokça kitap okudum; hem kendi bloğuma, hem teknik bloğuma, hem de Sustainable Productivity’ye yazılar yazabildim. Sonrasında çocuklu hayata dönüşle beraber bir kaosun içine düştüm ve hala düştüğüm yerden kalkabildiğimi sanmıyorum.

Bu süreçte Pia kreşe başladı. Ben ehliyet aldım. İş değiştirdim. Sipariş ettiğimiz araba nerdeyse bir yılın ardından teslim edildi. Yeni rutinlerin içerisine girdim. Yaptığım ve başardığım irili ufaklı çok şey olduğunun farkındayım, ama geçirdiğim her gün biraz daha dibe battığımı düşünüyorum. Hayatıma yukardan bakınca büyük parçaların yerine daha çok oturduğunu görebiliyorum. Bu iyi mi, kötü mü emin değilim. Geleceğimin gittikçe daha çok netleşmesinden ne kadar hoşlandığımı bilmiyorum. Üstelik iyi sayılabilecek hiçbir şeyin de garantisi yok.

Sanırım bir araya ihtiyacım var. Sanırım değil, kesinlikle bir araya ihtiyacım var.

Kategoriler
Hayat Teknoloji

Toz

Şu anki cep telefonum 2.5 yıllık bir iPhone. Arka camı tuzla buz oldu, hala da düşürüp duruyorum. Fakat gayet güzel çalışıyor. Bence 5 yıla kadar gideri var. Fakat son zamanlarda şarj olmamaya başlamıştı. Şarj kablosunu belli bir noktada tutmak ve telefon bir şekilde şarj olmaya başladıysa asla yerinden oynatmamak gerekiyordu. Sırf bu yüzden telefonu 5 yıl kullanma hayalimden vazgeçmek üzereydim. Sonra Instagram’da karşıma bir reklam çıktı: Elektronik cihazlarda biriken tozları temizleyen bir aletin reklamı.

iPhone’un şarj yuvasından çıkardığım toza inanamadım. Xiaomi’nin koltukları süpürürüz, arabayı temizleriz vs. diyerek aldığımız bir el süpürgesi var. iPhone’la gelen metal iğneyle beraber bu el süpürgesini kullandım. Çıkan tozun haddi hesabı yok. Elektronik cihazlar zamanla yavaşlar, bazısı kullanılamaz hale gelir. Fakat fiziksel olarak temizlendiklerinde, eğer cihazda hata yoksa o cihazı ilk günkü haline döndürebilirsin. Bunu bugüne dek hiç birinci elden yaşamamıştım. Telefon ilk günkü gibi kolayca şarj oluyor. Kabloyu nasıl bağlarsam bağlayayım tık diye şarj moduna geçiyor.

Tozun yarattığı bozulma inanılmaz seviyede. Nasıl ki su kayayı yavaş yavaş ufalıyor, toz da yavaş yavaş birikiyor. Özellikle elektronik cihazlarda temizlik çok önemli.

Kategoriler
Bade Pia Hayat

Tükenmişlik

Pandemide yaşamak çok zor. Pandemide, dilini bilmediğim bir ülkede yaşamak çok zor. Pandemide, dilini bilmediğim bir ülkede çocuk büyütmek çok zor. Pandemide, dilini bilmediğim bir ülkede, destek almadan çocuk büyütmek çok zor. Tükendik, hem de fazlasıyla. Bade’nin kreşe başlamasıyla beraber bir nefes aldık. Ama bu tükenmişliğin getirdikleriyle çok çabuk sinirleniyorum. Bade her şeyi kendi kendine yapmak istiyor. Bu her zaman mümkün olmuyor. Acelemiz olabiliyor, akşama kadar tükenen sabrım Bade’ye yeterli gelmeyebiliyor. Sesim yükseliyor. Sonrasında da gece boyu süren vicdan azapları geliyor.

Bazı eylemleri hızlandırabilmek için ona seçenek sunmaya başladım. Örneğin yatma hazırlığı yaparken lavaboya dayalı olan öğrenme kulesine çıkması gerekiyor. Bunu yapması gerekiyor ki elini yıkayalım, dişini fırçalayalım, günlük burun spreyini sıkalım. Öğrenme kulesine kendi tırmanmak istiyor. Çok güzel. Fakat binbir dil dökmeyle banyoya getirebildiğim Bade’yi bir de hızlıca öğrenme kulesine tırmanmaya ikna etmek o kadar kolay değil. Ben de sayısız kere “yavrum çık şu öğrenme kulesine” isteklerinden sonra ona iki seçenek sunmaya başladım: Üçe kadar sayıyorum. Eğer ben üç dediğimde kuleye tırmanmamış olursa, onu alıp kendim koyacağımı söylüyorum. Başlarda belki de inanmadığından, çıkmadı, ben de alıp kendim koydum. Söylediğimi yaptığımı gördükten sonra da tırmanmaya başladı.

Ben her akşam üçe kadar sayarken artık bitmiş, tükenmiş oluyorum. Artık bir sinir harbiyle, yüksek sesle üçe kadar saymaya başladım. Şu an bunları yazarken dahi vicdanım sızlıyor. Fakat Bade o kadar naif ki, o kadar çocuk ki, sinirlendiğimi belki de görmezden gelip bunu bir oyuna çevirdi. Artık bana kendi söylüyor, “baba üçe kadar saysın, Bade tırmansın,” diye istekte bulunuyor. Ben saymaya başlayınca koşa koşa öğrenme kulesine gelip, adeta bir önceki günkü Bade’yle yarışırcasına kuleye tırmanıyor. Başarınca da kahkahalarla gülüyor. Tükendim. Sabrım da tükendi. Vicdanım da sızlıyor. Ne yapmak lazım?

Kategoriler
Hayat Sağlık

Baş ağrısı

Baş ağrılarım yine başladı. Dün akşam ağrı kesici etki etmedi. Bugün üçüncü gün. Normalde akşama doğru şiddeti artıyor, fakat bu sabahtan itibaren hissetmeye başladım. Geçen seferki gibi 2-3 hafta sürecek diye korkuyorum. Üstelik geçen sefer Tuğçe ve Bade’nin Türkiye’ye gitmesiyle ayyuka çıkmıştı. Doktor da strese yormuştu. Şu aralar kendimi stresli hissediyorum, o yüzden de baş ağrılarımın sürecek olması ekstra tedirgin ediyor.

Baş ağrısının sebebi olabilecek bütün çevresel etkenleri düşünerek düzeltmeye çalışıyorum. Tabii ortada düzeltemeyeceğim şeyler de var; ama yine de su alımımı dengelemek ve az/çok uyumamak gibi küçük eylemleri başarabileceğimi düşünüyorum. İşin stres kısmını nasıl halledeceğim, orası meçhul.

%d blogcu bunu beğendi: