Kategoriler
Almanya Başımdan Geçenler Hayat Trafik Türkiye

Trafik

Birkaç gündür Adana’da araç kullanıyorum. Trafikte kafayı yeme noktasına hızlıca geldim. Bugün ara yoldan sağa dönerek ana yola çıkacağım. Arkamdaki dallama korna çalmaya başladı. Yanlışlıkla bastı herhalde diye düşündüm, çünkü ana yoldaki üç şeritte de akıcı bir trafik mevcut. Bu dallama arkadaş kornayı artırarak çalmaya başladı. Dönüp el kol hareketi yaptım, o da bana el kol hareketi yaptı, sağdaki petrol istasyonuna girecekmiş. Önüme iki metre işaret dikmişler. Hani şu ters üçgen olan var ya, “Yol Ver” anlamına gelen. O olmasa bile akan trafiğin içine dalmamı bekliyor, dallama. Hızlıca hatırladım ki Türkiye’deki trafik kuralları ve işaretleri sadece birer öneriden ibaret.

Kavşaklarda şeritleri ortalayıp geçenler mi dersin, makas atanlara mı söversin, arkadan kıçına kadar girenlerle mi uğraşırsın… Bozuk, iğrenç, kokuşmuş bir trafik mevcut. Ailemizin, arkadaşlarımızın yanında olunca kafamda çakan özlem dolu düşünceler direkt olarak kendini yurtdışında sahip olduğum huzur fikrine bıraktı. Zaten ülkeden çıkarken kafamda bu düşünceler vardı da, insan yeniye alışıyor ve eskiyi unutuyor. Ben bu trafiği her gün çeksem kafayı yerim. Zaten Türkiye’deyken de o noktaya gelmiştim. Geldiğimden beri şu trafikte küfretmediğim, sövmediğim, sinirlenmediğim bir gün bile olmadı.

Bir de “Yayalar Kırmızı Çizgimiz” diye sıfır denetim ve sıfır mantıkla tepeden kakma şekilde yaya önceliği getirmeye çalışmıyorlar mı… Birileri bir gün zarar görecek. Üç şeritli yola elli metrede bir yaya geçidi koymuşlar, yaya önceliği var diyorlar. Sen önce şehir içinde hız yapan ayıları eğit, ondan sonra yaya önceliği de getirirsin. Ben durup yayaya yol versem, sağımdan ayının biri 80’le geçiyor. Yaya karşıya geçmeye kalksa ahirete havale olacak. Ay geçen gün bir çift de bebek arabasıyla yaya geçidinden karşıya geçecek, kendileri ara refüjde duruyor, bebek arabasını yola çıkarmışlar. Kafayı yiyecektim. Dingilin biri gelip fark etmese, bebek arabasına çarpsa ne olacak? Resmen trafikte herkesin %100 dikkatini 360 derece yola vermesi gerekiyor. Bir insan araba kullanırken bu kadar yorulmamalı.

Kategoriler
Almanya Başımdan Geçenler Hayat

Buzdolabı

Berlin bu aralar bayağı soğuk seyrediyor. Bir haftayı geçti, sıcaklık 0’ın üstüne çıkmadı. -15 civarı dereceleri gördüğümüz oldu. Bizim bir arka balkonumuz var. Türkiye’den getirdiğimiz buzdolabını oraya koyduk. Mutfağa bir buzdolabı koymuşlar ama küçük. Biz de küçük olanı günlük, balkondakini de depo olarak kullanıyoruz. Balkonda buzdolabı mı olur tabii? Cam balkon olunca sıkıntı olmadı.

Fakat cam balkon da olsa yine de hava alıyor. Dışarıya göre belki bir tık daha sıcaktır ama yine de soğuk. Ben de geçen buzdolabını açınca şok oldum. İçindekiler donmuş. Buzluktan bahsetmiyorum. Normal buzdolabının içindeki su, balık, avokadodan bahsediyorum. Görünce yaşadığım şok biraz komik aslında, neticede buzdolabı içinde bulunduğu ortamla bir çalışıyor. Isıttığı havayı dışarı veriyor. Yine de oturup tam sistematiğini araştırmadım tabii; fakat böyle havalarda pek de depo gibi kullanılması mümkün değilmiş.

Kategoriler
Başımdan Geçenler

Bugün Başımdan Geçenler: 1 Nisan 2020

Eşyalarımızı Berlin’e getiren tır şöförü Almanya’daki gümrük işlemlerini halletmeden mührü kendisi sökmüş. Üzerinden 2.5 ay geçti. Bugün gümrükle email üzerinden görüşmeye başladım. Sanırım soruşturma yürütüyorlar.