Kategoriler
Almanya Bade Pia Türkiye

Hastalık

Bade ve Tuğçe Türkiye’ye gitmeden 2-3 gün önce Bade ateşle uyandı. Çok yüksek değildi; fakat hissediliyordu. Zamanla arttı ve hasta olduğunu düşünmeye başladık. Uçuşları pazar günüydü. Bizse cuma öğleden sonra oturmuş ne ara PCR testine gidelim, Bade iyi olacak mı, doktora götüremiyoruz peki ya hastaneye götürmeli miyiz diye düşünmeye başladık. Zaten uykusuz geceler geçiriyorken, her şeyin üstüne iki gecemiz daha berbat geçti. Aklımız hep Bade’deydi. Sürekli kontrol ediyor ve uykusuz kalıyorduk. En son pazar sabahı nispeten daha iyi uyandı. Her şeye rağmen hazırlık yapmıştık; ben de cumartesi gecesi uyumayarak hazırlıkları tamamlamıştım. Öylece gittiler.

İstanbul’da onları Melis ve Berkan karşıladı. Başta her şey iyi gibiydi; fakat Bade düzelmiyordu. Ateşi hala devam ediyordu. Almanya’da her ne kadar uzaktan da olsa Pınar’ın kontrolünde ilerlemiştik. Ama o da uzaktan bir yere kadar yardım edebiliyordu. Almanya’nın sistemini biraz da Özge ve Berkin’e sorarak anlamaya çalıştık, onların da yardımlarını aldık. Yine de Almanya’da ne yapacağımızı bilmez haldeyken, İstanbul’da Berkan’ın babası Ali Amca yardımımıza koşup teşhisi koydu ve hiç düşünmediğimiz bir boğaz enfeksiyonunu bize gösterdi. O gün bugündür de Ali Amca’nın kontrolünde; Melis, Cenk Amca ve Ece Teyze’nin yardımlarıyla Bade iyileşme sürecine girdi.

Bu süreçte Bade çok güçlüydü. İstemediği ve hoşlanmadığı ilaçları içerken, ona durumu anlattığımızda ilaçlarını içti. 23 aylık bir çocuktan beklenmeyecek derecede anlayışlı davrandı. Dansını, müziğini ve oyununu eksik etmedi. Hep güldü. Çok güçlü bir kızımız var ve ben onunla gurur duyuyorum. Bundan öte de etrafımızda ne kadar iyi arkadaşlarımızın olduğunu bir kez daha gördük. İnsanın canını dahi emanet edebileceği arkadaşlarının olması içimi ısıtıyor.

Kategoriler
Astro Bade Pia Hayat

Öğle arası ve Uyku

Keşke birkaç yıl önceki gibi siestalarımdan bahsediyor olsam. Bahsetmiyorum. Öğle aramda Slack’e bir hamburger ikonu koyuyorum. İmleci üstüne getirince Lunch yazıyor. Bense önce Bade’yi uyutuyorum, sonra Astro’yu yürüyüşe çıkarıyorum. 1 saati ben böyle yiyorum, öğle yemeğiyle değil. Sonra Tuğçe bir şeyler hazırlıyor da çalışmaya devam ederken atıştırabiliyorum. Yoksa o da zor. Ofiste çalışırken böyle değildi tabii. Yemeğe çıktığımız ekiple yayılıyorduk. Dönüp ofiste mutfak muhabbeti yapıyorduk.

Şu son bir iki haftadır da uykular haram oldu. Bayağı bildiğin uyuyamıyoruz, çünkü haspam Bade Pia Hanım geceleri yine meme diye ağlamaya başladı. Apartmanı inletiyor. Kucağımda zar zor uyutuyorum, yatağına koyar koymaz uyanıp ağlamaya başlıyor. Günde 3-4 saat farklı şekillerde uyuyarak geçti günlerimiz. Dün gece o uyur uyumaz biz de uyuduk. Bu sefer gece uyandığında ben zaten 6 saat uyumuştum. İkimizin de biraz uykumuzu almamızın etkisiyle sakin bir şekilde geri uyutmayı başardık. Sonra sabaha kadar yine uyuduk. Of. Çok güzeldi 9 saat uyumak.

Bu akşam da Bade’yle yemek masasında kitap okurken birileri kitapta uyuyakaldı. Dedim ne güzelmiş ya o günler, bir yerlerde uyuyakalabiliyorsun. Üstelik bazı zamanlar uyandırılmıyorsun da. Mis gibiymiş. Çok seviyoruz be. Ama çok da zor çocuk büyütmek. Ben yine Tuğçe’ye göre iyi uyudum bu 2 yıl. Yine beni de zorluyor. Uykumuzu alabileydik iyiydi.

Not: Pazar günü Türkiye’ye gidiyorlar. 2 hafta sonra ben de yolcuyum. Uyuyacağız, yiyeceğiz, dinleneceğiz. O zaman çalışmak komayacak. Kosa iyi miymiş gerçi?

Kategoriler
Bade Pia Yorum

Gelişim

Bade henüz 2 yaşını bitirmedi. Şu anda 22 aylık. Fakat biraz daha uğraşırsa okumayı çözeceğini düşünmeye başladık. Rakamları iki dilde de biliyor. Gördüğü yerde söyleyebiliyor. Şimdi de harflere sardı. Kitapları zaten çok seviyor. Artık okurken, en çok da başlıkları gördüğünde harfleri sormaya başladı. Daha çok Tuğçe’yle zaman geçirdikleri için doğal olarak Türkçe’si daha ileri. Harfleri de Türkçe okuyor. Fakat daha bugün birkaç harfi doğru şekilde okuduğuna şahit oldum.

Müziğe ve dansa karşı çok ilgili. Kendi dinlemek istediği müziği kendi seçebiliyor. Tabii ki bunda onun sevdiği şarkıları bir Spotify listesi haline dönüştürmemizin de faydası oldu. Fakat aynı zamanda, hamilelikten itibaren çok farklı spektrumda müziğe ve şarkıya maruz kaldı. Şu anda listesinde 40’a yakın parça var. Bir parçayı birden çok sefer isterse listesine ekliyoruz. Bazen “Alexa müzik çal,” diyor. “Which song do you want?” soruma belli bir parça ile cevap veriyor. Ben de telefondan listeyi gösteriyorum. Parçayı bulup üstüne basıyor ve Alexa çalmaya başlıyor.

Sevdiği kitaplardan parçaları ezberliyor. Bu aralar en favori hikaye kitabı “Köpekler Bale Yapmaz”. Giriş sayfasını ezbere biliyor ve zaman zaman sayfadaki belki 10 cümleyi ardı ardına söylüyor. Hafızasının çok iyi olduğunu düşünmeye başladık. Fakat ortada karşılaştırabileceğimiz bir örnek yok. Henüz 2 yaş kontrolüne de gitmediğimiz için, varsayımlarımızı sadece okuduklarımız ve gözlemlediklerimize dayandırabiliyoruz. Gelişimi yaşıtlarından ileri de olsa, geri de olsa, günbegün bizi şaşırtmaya devam ettiği bir gerçek. Bir insan yetiştiriyor olmak, sorumluluğu büyük olsa da inanılmaz keyifli.

Kategoriler
Almanya Bade Pia Hayat Kitap

Dedi Bade

Bade 22 aylık. Kitaplarını çok seviyor. Biz de ona bolca kitap alıyoruz ve onla beraber bol bol kitap okuyoruz. Çift ana dilli büyümesine rağmen erken konuşmaya başladı ve şu anda Türkçe konuşarak bağlaçlı uzun cümleler kurabiliyor. Türkçe ve İngilizce anlıyor. Bir kelimeden bahsederken “anne dilinde gezegen, baba dilinde planet,” diyebiliyor. “Be careful, Pia,” diye uyardığımda gülerek “Be careful, dikkat et, Bade,” diye tekrarlıyor. Tuğçe de gün boyu Bade’yle bolca konuştuğu için bıcır bıcır sürekli konuşan bir çocuk oldu.

Kitaplara döneyim… Çok kitap okuduğumuz iyice ayyuka çıkmaya başladı. Örnek vereyim. Bugün ördeklere ekmek atmaya gittik. Kanala ekmek attıktan sonra ilerdeki ördeklere bakıp, “Ördekleeeeer, ekmek attık, gelin yeyin, diye bağırdı Bade,” dedi. 😂 Üstelik vurgulamayı da doğru yaptı. Yani ördeklere bağırdı, sonra da normal konuşma sesine bürünerek “diye bağırdı Bade,” dedi. Bu ara yaptığı herhangi bir şeyi böyle açıklayabiliyor. Komik çocuk.

Tabii bu sadece söylemlerle sınırlı değil. Kendisine üçüncü tekil şahıs gibi davranıp, “Bade düştü,” ya da “Bade sinirli,” gibi cümleler de kurabiliyor. Belki de olağan olan budur, bilemiyorum. Pandemi yüzünden farklı ailelerle görüşmek, Bade’nin sosyalleşmesini sağlamak biraz zor oluyor. Umudumuz Kita. Ondan sonra biraz daha iyi anlarız diye düşünüyoruz.