Kategoriler
Almanya Başımdan Geçenler Hayat

Buzdolabı

Berlin bu aralar bayağı soğuk seyrediyor. Bir haftayı geçti, sıcaklık 0’ın üstüne çıkmadı. -15 civarı dereceleri gördüğümüz oldu. Bizim bir arka balkonumuz var. Türkiye’den getirdiğimiz buzdolabını oraya koyduk. Mutfağa bir buzdolabı koymuşlar ama küçük. Biz de küçük olanı günlük, balkondakini de depo olarak kullanıyoruz. Balkonda buzdolabı mı olur tabii? Cam balkon olunca sıkıntı olmadı.

Fakat cam balkon da olsa yine de hava alıyor. Dışarıya göre belki bir tık daha sıcaktır ama yine de soğuk. Ben de geçen buzdolabını açınca şok oldum. İçindekiler donmuş. Buzluktan bahsetmiyorum. Normal buzdolabının içindeki su, balık, avokadodan bahsediyorum. Görünce yaşadığım şok biraz komik aslında, neticede buzdolabı içinde bulunduğu ortamla bir çalışıyor. Isıttığı havayı dışarı veriyor. Yine de oturup tam sistematiğini araştırmadım tabii; fakat böyle havalarda pek de depo gibi kullanılması mümkün değilmiş.

Kategoriler
Almanya Yemek

Grom

Gelatoların şahı, sorbetlerin padişahı. İlk kez 2013’te Floransa’dayken tatmıştık. Sonra Siena’da bir daha. Ondan sonra da hayallerimizde kaldı. O arada Türkiye’de Cremeria Milano ile bir aşık attık; onlar da bu işi iyi yapıyor. Fakat Grom bambaşka. Daha iyisi elbette ki vardır ama bizim erişebildiğimiz en iyi gelato ve en iyi sorbetler Grom’dan. Almanya’da şubeleri yok; fakat geçen gün fark ettik ki Rewe’de bulabiliyoruz. Bizim şubede sadece antep fıstığı gelato ve çilek sorbet vardı. Ancak online satışta çok daha fazla ürün görünüyor.

Grom’u ilk tattığımız günü anlatan yazım.

Tabii direkt olarak mağazasından yiyememek üzücü. Fakat kutulu ürün aldığımız için içeriklerine de bakma şansına eriştim. Koruyucusuz, gerçek ürünler kullanarak yapıyorlarmış meğer. Belki de bu yüzden çok lezzetlidir. 7 yıl önce ilk yediğimizde bitter çikolata gelatosu ve armut sorbetsi favorimiz olmuştu. Fakat ben antep fıstığı ile de ayrı bir aşk yaşadım:

Kategoriler
Almanya Astro Hayat

Mama

Astro’nun sindirim sistemindeki problemi sonunda bulduk: Mama. Burda Alman malı Happy Dogs diye bir mamaya başlamıştık. Hem böbrekleri destekleyici, hem de ucuz bir mamaydı. İlk 7.5 kg’lık paketi bitirdiğinde bir sorun yoktu. İkinci paketin ortalarında problem yaşamaya başladı. O yüzden mamadan şüphelenmemiştim. Bu noktaya gelene kadar parazit tedavisi ve probiyotik desteği yaptık. En son mama içeriklerini karşılaştırıp bir de eski mamamız Bosch’u denemek aklıma geldi. Sorun çözüldü.

Tabii biz tüm bunlara anlam vermeye çalışıp problemi çözemeyince yaşlılıktan da kuşkulanmaya başlamıştık. Günde 3, belki 4’e varan tuvalet ihtiyacı, kakasını tutamama gibi sorunlar derken mama miktarını artırdığımızda bile yeterince iyi beslenemediğini düşünüyorum. Bosch’a döndükten sonra normal ölçüsünde yiyerek vücudu toparlandı. Tüm bu sürecin 1.5 ay sürmüş olması onu da bizi de yordu. Sorunu bulmamız da, sorunun kolayca çözülebilir olması da hepimiz için iyi oldu.

Bu arada parazit tedavisi için Drontal, probiyotik için de Proplan’ın FortiFlora’sını kullandık. Astro normalde böyle şeylerin tadından tiksinir, biz de zorla veririz. Drontal’e et tadı eklemişler, parazit hapını çiğneye çiğneye bir güzel yedi. Probiyotik de toz halinde 30 gün kullanılıyor. Onu da mamasına serptik, onu da güzel güzel yedi. Sektör ilerlemiş, kullanımlar kolaylaşmış.

Kategoriler
Almanya Hayat

Loto

Geçtiğimiz gün Almanya’da ilk defa loto oynadık. Hatta merak edip iki tane de kazı-kazan kartı aldık. Tüm bunlar online oluyor bu arada. Türkiye’ye kıyasla burdaki şans sistemine bir tık daha fazla güveniyorum. Arada bu tarz oyunları oynamak hoşuma gidiyordu; ama Türkiye’de sistemin sağlıklı işlediğini düşünmeyi bırakalı çok oldu. Ben de oynamayı bıraktım.

Loto tarzı oyunlarda büyük ikramiye şansı çok düşük. Az önce 6/49 lotoya baktım, bu cumartesi günkü çekiliş için oranı 140 milyonda 1 olarak veriyor. Gerçi ödül de ona göre yüksek: 11 milyon Euro. Nerdeyse 100 milyon lira yapıyor. Bu tarz ikramiyeyi haftada iki veriyorlar ve tek oyun da bu değil.

Dışardan turist olarak gelip oynamak mümkün mü hep merak etmiştim. Benim burda loto oynamam ancak ve ancak Berlin’de adres göstermem ve banka hesabım ile kimlik doğrulaması yapmamla mümkün oldu. Ayda 1000 Euro’nun üstünde oynatmıyor, sana da günlük ve haftalık olarak daha düşük limitler belirleme imkanı sunuyor. Tabii kasa hep kazanır; fakat işi bağımlılığa sürükletmemek için küçük bir limit koymaları da hoş olmuş. 1000 Euro şu anda Almanya’daki aylık net asgari ücretin altında bir miktar. Yani istesen de tüm maaşı yatıramıyorsun.

Kategoriler
Almanya Hayat

Kar

Berlin’de yine kar başladı. Bu sefer daha iyi tutacağa benziyor. Karın en azından belli bir kesim için mutluluk getirdiğini gözlemliyorum. Yağmur gibi değil; sırılsıklam olmadan yürüyebiliyorsun. Etrafın rengini değiştiriyor. Beyaz olduğu için belki biraz da temizlik, masumluk hissi saçıyor. Yine de kar yağışının başlamasının dahi insanları daha mutlu ettiğini gözlemliyorum.

Bade de karı çok seviyor. Kar Tanesi adında bir kitabı var, çok güzel kar tanesi diyor. “Snowing” ya da “kar yağıyor” demek yerine de “kar yağıyee” diye geziyor ortada. Şive nasıl böyle kırpıldı hiçbir fikrim yok. 🙂 Şimdiki ümidim karın yarına iyice tutması; böylece dışarda Bade’yi kara bambamlayabiliriz!